Bağımsız Türkiye keşif ve başvuru rehberi

Cumhuriyet Atlas
Atatürk Onuncu Yıl Nutku’nu verirken, Ankara, 29 Ekim 1933
← Cumhuriyet Tarihi’ne dön

Kurucu metin · on yılın hesabı, geleceğin hedefi

Onuncu Yıl Nutku: yapılanlar ve yapılacaklar

Konuşmanın en güçlü yanı yalnız “az zamanda çok iş” vurgusu değildir. Atatürk başarı listesinin hemen ardından yapılanları yeterli görmemeyi, daha çok çalışmayı, refahı genişletmeyi ve bilimi ilerlemenin meşalesi saymayı öne çıkarır.

29 Ekim 1933Ankara Hipodromu · radyo yayını
Türkiye Cumhuriyeti arşivi / Wikimedia Commons · Public domain ↗

Atatürk, Cumhuriyet’in onuncu yıl töreninde konuşurken; Fevzi Çakmak, Kâzım Özalp ve İsmet İnönü de kürsüde.

Bir bakışta

Tarih
29 Ekim 1933
Cumhuriyet
10 yaşında
Mekân
Ankara Hipodromu
Arşiv sesi
7:05

Arşiv kaydını dinle

Onuncu Yıl Nutku: yapılanlar ve yapılacaklar

29 Ekim 1933 tarihli özgün ses kaydı · 7 dakika 5 saniye · kamu malı

Mustafa Kemal Atatürk / Wikimedia Commons · Public domain ↗

01

29 Ekim 1933: bir dönüm noktasında konuşmak

Onuncu Yıl Nutku, Cumhuriyet’in onuncu yıldönümünde Ankara Hipodromu’nda yapılan konuşmadır. Bir savaş emri veya Mecliste okunan uzun bir tarih anlatısı değil, geniş kamuya seslenen bir yıldönümü değerlendirmesidir. 1927’deki Nutuk ile aynı kelimeyle anılması, bu iki eserin aynı metin olduğu anlamına gelmez. 1933 konuşması, geçmişin özetiyle geleceğin hedeflerini kısa bir söylevde birleştirir. Meydandaki topluluğun yanı sıra radyo dinleyicilerine ulaşması, kutlamanın tek bir mekânın sınırlarını aşmasına katkıda bulundu. Bu ortamda konuşmacı yalnız yapılan işleri saymaz; o işlerin nasıl hatırlanmasını istediğini de belirler. Metni anlamak için hem törenin coşkusunu hem kurucu bir yönetimin kendi ilk on yılını anlatma biçimini birlikte düşünmek gerekir.

↑ Dosya içeriğine dön
02

En büyük eser neden Cumhuriyet olarak tanımlanır?

Konuşma, başarıların merkezine tek bir yol, okul veya fabrikayı değil Türkiye Cumhuriyeti’ni yerleştirir. Bu tercih, farklı reformların onları taşıyan siyasal düzen içinde anlam kazandığını düşündürür. Cumhuriyet, yapılan bütün işlerin üstüne eklenen bir ad değil, ortak gelecek kurma iddiasının kurumsal çerçevesidir. Başarının millet ve orduyla birlikte anılması da kişisel bir zafer hikâyesinden daha geniş bir dayanışma anlatısı kurar. Bununla birlikte söylevdeki ortaklık dili, tarihçinin farklı grupların deneyimlerini ayrıca araştırma görevini ortadan kaldırmaz. Bir kutlama konuşması bütün toplumsal çatışmaları veya güçlükleri anlatmak zorunda değildir; fakat okuyucu onun türünü bilmelidir. Böylece metnin ifade ettiği ideal ile dönemin bütün tarihsel gerçekliği birbirine karıştırılmaz.

↑ Dosya içeriğine dön
03

Başarıdan sonra gelen asıl dönemeç

Söylevin dikkat çekici hareketi, geçmişteki başarıları sıraladıktan sonra bunları yeterli görmemesidir. Daha gelişmiş bir ülke, geniş refah kaynakları ve yüksek kültür düzeyi geleceğin ölçütleri olarak belirir. Bu nedenle metni yalnız gurur duyulacak işler listesi saymak, ileriye dönük bölümünü zayıflatır. Zamanın daha etkin kullanılması ve daha çok çalışma çağrısı, ilerlemenin kendiliğinden sürmeyeceği düşüncesine dayanır. Okuyucu burada bir başarı iddiasıyla bir görev tanımını ayırabilir: birincisi geçmişe, ikincisi henüz gerçekleşmemiş olana yönelir. 1933’te dile getirilen bütün hedeflerin o gün tamamlandığını varsaymak yanlış olur. Konuşmanın canlılığı, bitmiş bir tarihe kapanmak yerine yeni kuşaklara yapılacak iş bırakmasından da kaynaklanır. Kutlama ile özeleştiri arasında kurulan gerilim böylece görünür olur.

↑ Dosya içeriğine dön
04

Bilim ve güzel sanatlar aynı ilerleme düşüncesinde

Metin bilimsel düşünceyi ilerlemenin yön göstericisi olarak tanımlar; güzel sanatlara verdiği yer ise modernleşmeyi yalnız teknik üretime indirgemediğini gösterir. Laboratuvar ve fabrika kadar kültürel üretim de toplumun gelişiminin parçasıdır. Buradaki bağlantıyı eğitim, üniversite reformu, konservatuvar ve sanayileşme sayfalarında somut kurumlar üzerinden izlemek mümkündür. Bilim, yalnız övgüyle anılan bir kelime değil, sonuçların gözlem ve bilgiyle sınanmasını gerektiren bir çalışma biçimi olarak okunabilir. Bu son açıklama dosyanın yorumudur; konuşmaya günümüz bilim politikalarının ayrıntılarını söyletmez. Güzel sanatlar da yalnız tören süsü değildir: insanların ortak hayatı ifade etme ve yeniden düşünme yollarıdır. Söylevin refah, kültür ve barışı birlikte anması, ilerleme ölçüsünün tek boyutlu olmadığını gösterir.

↑ Dosya içeriğine dön
05

Metin ve arşiv sesini birlikte dinlemek

Sayfadaki yazılı belgeyi önce okuyup ardından ses kaydını takip etmek, vurguların ve durakların anlamı nasıl taşıdığını gösterir. Kaydın süresi belirli arşiv dosyasına aittir; bütün kopyaların aynı uzunlukta olması gerekmez. Kalabalığın tepkisi tarihî bir performansın parçasıdır, tek başına bütün toplumun görüşünü ölçen veri değildir. Son bölümde millî gelişimin insanlığın huzuruyla ilişkilendirilmesi, konuşmayı dış dünyadan kopuk bir üstünlük yarışına indirgememeyi gerektirir. Gençliğe Hitabe gelecekteki koruma sorumluluğunu, bu söylev ise gelişmenin sürdürülmesini öne çıkarır; ikisini yan yana okumak yararlıdır. Onuncu Yıl Nutku’nun önemi yalnız Atatürk’ün sesini duyurması değil, Cumhuriyet’i tamamlanmış bir anıdan çok devam eden bir çalışma olarak düşünmeye davet etmesidir.

↑ Dosya içeriğine dön

Özgün metin

Onuncu Yıl Nutku: yapılanlar ve yapılacaklar

Metin, tarihî Türkçe yazımı korunarak sunulmuştur. Açıklama bölümü belgenin bağlamını, ana kavramlarını ve bugünkü önemini ayrı ayrı ele alır.

Türk milleti! Kurtuluş savaşına başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun!

Bu anda büyük Türk milletinin bir ferdi olarak bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.

Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Bundaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkârane yürümesine borçluyuz.

Fakat yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.

Bunun için bizce zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle daha çok çalışacağız. Daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir.

Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihî bir vasfı da güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrî zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini ve millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür.

Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu bütün beşeriyete hakikî huzurun temini yolunda kendine düşen medenî vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır.

Büyük Türk milleti, on beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaat eden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.

Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medenî âlem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır.

Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Türk milleti! Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Cumhuriyet

Hikâyeyi bir de izleyin

Kanalımızdan seçkiler. İzleyin, ilgili dosyalara geçin, keşfetmeye devam edin.

Video kütüphanesinin tamamı →
Belge ve kaynaklar3 kaynak

Bu sayfadaki kronoloji ve yorum çerçevesini doğrulamak için kullanılan resmî başvuru noktaları.

  1. Onuncu Yıl Nutku ↗ATATÜRK ANSİKLOPEDİSİ

    29 Ekim 1933’te Ankara Hipodromu’nda yapılan konuşmanın bağlamı.

  2. Onuncu Yıl Nutku: özgün metin ↗Kültür ve Turizm Bakanlığı

    Belge, kurum ve olay bağlamını doğrulayan kurumsal kaynak.

  3. Atatürk’ün ekonomi politikası ↗ATATÜRK ANSİKLOPEDİSİ

    Ekonomik bağımsızlık, özel girişim, devlet yatırımı ve planlama arasındaki denge.