Eylül kaydı
TÜİK’in 5 Ekim 2026 saat 10.00’da yayımladığı 58298 sayılı bültene göre, eylülde tüketici fiyatları aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 29,73 arttı. Rakamların referansı eylül ayı; açıklamanın yapıldığı ekim ayı değil.
Bölüm listesine dön ↑Önceki satır
TCMB’nin TÜİK verilerini aktaran tüketici fiyatları tablosunda ağustos 2026 için aylık yüzde 1,84 ve yıllık yüzde 31,51 bulunuyor. Temmuz satırındaki karşılıkları yüzde 1,78 ve yüzde 31,75. Tablo iki karşılaştırmayı ayrı sütunlarda tutuyor. Dolayısıyla bir satırdaki aylık oranı başka satırdaki yıllık oranla aynı ölçüymüş gibi karşılaştırmak doğru olmaz. Dönem etiketi, sayının ayrılmaz bir parçası. Ayrıca tablonun hangi aya kadar güncellendiği de kontrol edilmeli. Bir önceki ayın satırı, yeni dönemin sonucunu tek başına kanıtlamaz; yalnızca kendi üzerinde yazılı ayın karşılaştırmaları için dayanak sağlar.
Bölüm listesine dön ↑Sepetin mantığı
Merkez Bankasının enflasyon açıklamasında hareket noktası, tek bir ürünün etiketi değil, mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyi. Hesaplamada ülkeyi temsil eden tüketim sepetine bakılıyor; ürünlerin ağırlığı harcama içindeki paylarıyla ilişkili. Bu nedenle sepette bulunan her ürün, sonuç üzerinde eşit etki yapmıyor. Bir üründeki dikkat çekici artışın bütünü ne ölçüde değiştirdiğini anlamak için ağırlığı da bilmek gerekiyor. Ulusal gösterge, birbirinden farklı harcamaları ortak bir ölçüde bir araya getiriyor.
Bölüm listesine dön ↑Yıllık karşılaştırmanın geçmişi
TCMB’nin baz etkisi anlatımı, yıllık oranın geçmişteki fiyat düzeyinden de etkilendiğini hatırlatıyor. Karşılaştırmanın başlangıcındaki sıra dışı bir hareket, aradan zaman geçse de yıllık ölçümde yer alabiliyor. Bu dönem karşılaştırmadan çıktığında, güncel aylık hareket değişmese bile yıllık oran farklılaşabiliyor. Dolayısıyla yıllık sayıyı tek başına okumak, son aydaki hareketin büyüklüğünü göstermeye yetmiyor. Aylık ve yıllık göstergelerin birlikte incelenmesi, eski karşılaştırma zeminini yeni fiyat hareketlerinden ayırmaya yardımcı oluyor.
Bölüm listesine dön ↑Hız ve düzey
Merkez Bankasının dezenflasyon tanımında azalan şey fiyatların artış hızı. Pozitif bir oran daha küçük bir pozitif orana indiğinde, genel fiyat düzeyi yükselmeyi sürdürebilir. Bu ayrım, enflasyon düştü ifadesini alışverişin önceki dönemden ucuzladığı şeklinde okumamayı gerektiriyor. Bir tarafta fiyatların ulaştığı düzey, diğer tarafta o düzeyin ne hızla değiştiği var. Hızdaki yavaşlama ile fiyatların gerilemesi farklı gözlemler olduğu için, aynı cümlede birbirlerinin yerine kullanılamazlar.
Bölüm listesine dön ↑Hanenin deneyimi
TCMB’nin kişisel enflasyon anlatımı, aynı ülke içinde yaşayan hanelerin ihtiyaçlarının ve tüketim alışkanlıklarının farklılaşabileceğini açıklıyor. Harcamaların hangi ürünlere dağıldığı değiştikçe, fiyat hareketlerinin aile bütçesinde hissedilen ağırlığı da değişiyor. Ulusal ortalama sepet bu çeşitliliği tek bir göstergeyle izlemeyi sağlıyor; her hanenin alışveriş listesini ayrı ayrı tarif etmiyor. Bu yüzden kişisel deneyim ile açıklanan oran arasındaki fark tek başına şaşırtıcı değil. Göstergeyi yorumlarken ortalamanın kapsamını ve hanenin harcama bileşimini birlikte düşünmek gerekiyor.
Bölüm listesine dön ↑Fiyatın kapsamı
TÜİK metaverisi, hanehalklarının tüketimine yönelik mal ve hizmetlerin nihai fiyatını açıklarken dolaylı vergileri de kapsıyor. Dolayısıyla verginin dahil olduğu fiyat ile vergisiz fiyat karşılaştırması aynı kapsamı taşımıyor.
Bölüm listesine dön ↑
